Haber Sokak

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Sağlık
  4. »
  5. Meme ve Prostat Kanseri Arasındaki Şaşırtıcı Genetik Bağlantı Ortaya Çıktı: Uzmanlar Uyarıyor

Meme ve Prostat Kanseri Arasındaki Şaşırtıcı Genetik Bağlantı Ortaya Çıktı: Uzmanlar Uyarıyor

Haber Sokak Haber Sokak -
44 0
genetik ortaklık - Meme ve Prostat Kanseri Arasındaki Şaşırtıcı Genetik Bağlantı Ortaya Çıktı: Uzmanlar Uyarıyor

Meme ve Prostat Kanseri Arasındaki Şaşırtıcı Genetik Bağlantı Ortaya Çıktı

habersokak.com.tr olarak, sağlık dünyasında çığır açan önemli bir gelişmeyi sizlerle paylaşıyoruz. Farklı organlarda görülmelerine rağmen, meme ve prostat kanserleri arasında beklenmedik ve güçlü genetik ortaklıklar bulunduğu bilimsel çalışmalarla ortaya kondu. Acıbadem Kent Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Turna, bu iki kanser türünün genetik yatkınlıklar açısından taşıdığı riskleri ve erken tanının önemini vurguladı.

BRCA Mutasyonları: Ortak Bir Risk Faktörü

Prof. Dr. Burak Turna, yaptığı açıklamada, özellikle BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki mutasyonların, kadınlarda meme ve yumurtalık kanseri, erkeklerde ise daha genç yaşlarda ortaya çıkan agresif prostat kanseri riskini önemli ölçüde artırdığını belirtti. Bu durum, aile öyküsünün genetik değerlendirmelerde neden bu kadar kritik bir rol oynadığını da gözler önüne seriyor.

“Bu genetik yatkınlıklar, kanser türleri arasındaki derin bağlantıları anlamamızı sağlıyor. Bir annede BRCA mutasyonu varsa ve erken yaşta meme kanseri teşhisi konmuşsa, oğlunun prostat kanseri açısından detaylı bir genetik taramadan geçmesi büyük önem taşıyor. Aynı şekilde, metastatik veya yüksek dereceli prostat kanseri teşhisi almış bir babanın kızında da meme kanseri riskini artıran genetik değişiklikler görülebilir.” diyen Prof. Dr. Turna, kişiye özel sağlık stratejilerinin geliştirilmesi için bu bilgilerin hayati olduğunu sözlerine ekledi.

Yüksek Sıklık Oranları Dikkat Çekiyor

Türkiye ve dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türünün meme kanseri olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Turna, her 8 kadından birinin yaşamı boyunca bu hastalığa yakalanma riski taşıdığını belirtti. Prostat kanseri de erkeklerde en yaygın kanser türlerinden biri olarak öne çıkıyor. Erkeklerde yaşam boyu prostat kanseri görülme riskinin %12-15 civarında olduğunu belirten Prof. Dr. Turna, bu yüksek oranların, iki hastalığın altında yatan ortak genetik ortaklık mekanizmalarını anlamayı daha da acil hale getirdiğini vurguladı.

Genetik Analizler ve Hedefe Yönelik Tedaviler

Prof. Dr. Turna, genetik analizlerin sadece risk belirleme amacıyla değil, aynı zamanda erken tanı stratejilerinin oluşturulmasında da kilit bir role sahip olduğunu ifade etti. Bu analizler sayesinde gereksiz tedavilerden kaçınılabileceğini ve aile bireylerinin risk düzeylerinin daha net belirlenebileceğini belirtti.

“PARP inhibitörleri gibi hedefe yönelik tedavilerin planlanması, genetik analizlerin sağladığı bilgilerle çok daha etkili hale geliyor. Bu ilaçlar, belirli kanser hücrelerindeki hasarlı DNA onarım mekanizmalarını kullanarak sadece kanserli hücrelerin ölümünü tetikler. Bu da tedavinin etkinliğini artırırken yan etkileri azaltma potansiyeli taşır.” şeklinde konuşan Prof. Dr. Turna, genetik bilginin modern onkolojideki yerinin giderek daha da güçlendiğini sözlerine ekledi.

habersokak.com.tr olarak, sağlık alanındaki bu önemli gelişmeleri yakından takip etmeye ve sizlere en doğru bilgileri sunmaya devam edeceğiz.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir